KCK: Kandil’e saldırı planları yapılıyor

KCK’den önemli açıklama: Kandil’e yönelik saldırı hesapları yapılmaktadır. KDP’nin Wertê’ye yerleşmesinin başka hiçbir anlamı yoktur. KDP böylece Türk devletinin PKK ile KDP’yi doğrudan karşı karşıya getirme hesaplarına uygun bir adım atmıştır.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı Maxmur ve Zinê Wertê’ye ilişkin yazılı açıklamada bulundu. KCK, Türk devletinin Maxmur Kampı yaptığı saldırı ve KDP’nin askeri dayatma ile yerleştiği gerilla alanı Zinê Wertê mıntıkasına aynı günde yaptığı uçak saldırılarında 3 sivil kadın ve 3 gerillanın şehit düştüğünü hatırlatarak Kandil’e yönelik saldırı planlarına işaret etti.

MAXMUR KAMPININ DAĞITILMA POLİTİKALARI

Açıklama şöyle:

“Türk devleti ve KDP, Maxmur kampının dağıtılmasında ortak politika yürütmektedirler” denilen açıklamada, “Türk devleti Maxmur’a Rêber Apo’ya ve PKK’ye bağlılıkları nedeniyle saldırmaktadır. KDP de bu saldırıları orada PKK etkisi var diye gerekçelendirmektedir. Zaten Türk devleti de saldırılarını bir Kürt partisinin bu söylemine dayandırarak meşrulaştırmaktadır.

Maxmur mülteci kampı hem Irak ve hem de Başûrê Kurdistan Federasyonunun sorumluluklarının bulunduğu bir alanda BM’ye bağlı bir kamp konumundadır. Şimdiye kadar defalarca Türk savaş uçakları saldırdığı halde ne BM, ne Irak, ne de KDP’nin bu saldırılara karşı bir tepkisi olmuştur. Son saldırıda Irak devleti bu saldırıya karşı çıkarak alması gereken tutumu göstermiştir.

‘KDP MAXMUR HALKININ RÊBER APO’YA BAĞLI OLMASINA TAHAMMÜL EDEMİYOR’

2014 yılında DAİŞ’e karşı direnerek Hewlêr kapısını tutan Maxmur halkına karşı KDP’nin bu tutumu; hiçbir Kürt ve vicdan sahibi insan tarafından kabul edilemez niteliktedir. KDP, Maxmur halkının Rêber Apo’ya bağlı olmasına tahammül edememekte ve kendi politikalarına teslim olmasını istemektedir. Maxmur halkı KDP’nin dayatmalarını kabul etmediği için Türk devleti tarafından vurulduklarına inanmaktadırlar. 10 aydır uygulanan ambargo ve kuşatmanın da bunun için sürdürüldüğünü söylemektedirler. 4 parça Kürdistan’daki halkımız KDP’nin Maxmur üzerinde uyguladığı ambargoyu kaldırmasını ve Türk devletinin saldırılarına karşı tutum almasını istemektedir.

‘KDP KAMPI İÇİNDEN BİLGİ VERİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR’

KDP’nin bir peşmerge üssü kurarak gerilla alanını kuşatmak istediği Zinê Wertê’ye yapılan uçak saldırısında biri Rojhilatlı, biri Rojavalı, biri Bakurlu 3 gerillamız şehit düşmüştür. 3 kişilik gerilla birimi KDP peşmergelerinin yerleştiği kampa gidip orada bulunmalarının doğru olmadığını söyleyip çıkmalarını istemiştir. 3 kişilik gerilla birimi KDP peşmergelerinin yerleştiği yerden ayrılıp yakın bir yerde konaklamışlardır. KDP’lilerin yanından ayrıldıktan bir gün sonra uçaklar gidip kalınan noktayı vurmuş, bu saldırıda her 3 gerilla da şehit düşmüştür. Bu saldırı kalınan noktanın ihbarı sonucu gerçekleşmiştir. Vurulan gerilla noktasının yanında ne bir yerleşim yeri ne de bir zom (koçer çadırı) bulunmaktadır. Bu açıdan yer bilgisinin KDP kampı içinden verildiği anlaşılmaktadır.

KANDİL’İ İŞGAL PLANI

KDP’nin gerilla alanlarına hakim bir noktaya yerleşmesi; TC ile KDP’nin Kandil alanını kuşatma konusunda anlaştıkları ve uygun bir zamanda Türk devletinin Kandil’e saldıracağı bilgisi alınmasından sonra gerçekleşmiştir. Zaten Türk devleti KDP desteğini almadan Kandil’e saldıramaz. Kandil’e yönelik bir saldırı ve işgal planı olmasaydı KDP’nin Wertê’yi tutması gibi bir adım atması da söz konusu olamazdı. Anlaşılıyor ki, gerillayla yaşanacak gerilim ve çatışma durumunda Türk devleti gereken desteği KDP’ye verecektir. Küçük bir gerilla biriminin KDP kampına gitmesi sonrası Türk devleti tarafından hedeflenmesi bunu ortaya koymaktadır.

Türk devleti Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye etme konusunda her yol ve yöntemi denemektedir. Nerede bir Kürt kazanımı varsa oraya saldırmaktadır. Başûrê Kurdistan’daki 2017 referandumu sonrasında Türk devletinin tutumunun ne olduğunu tüm Kürt kamuoyu çok iyi bilmektedir. Türk devleti Kürt Özgürlük Hareketini tasfiye etme konusunda Kürt siyasi hareketlerini çatıştırmayı temel bir yöntem olarak benimsemiştir. Bu çerçevede KDP’yle PKK’yi çatıştırmayı esas almıştır. Hatta başka siyasi güçleri bile PKK’ye karşı tutum almaya zorlamaktadır.

Türkiye-KDP ilişkileri 2017 referandumundaki Türk devletinin tutumuna rağmen son yıllarda artmış bulunmaktadır. Xakurkê’ye yönelik işgal harekatı da bu ilişkiler çerçevesinde gerçekleşmiştir. Şimdi de bu ilişkilere dayanarak Kandil’e yönelik saldırı hesapları yapılmaktadır. KDP’nin Wertê’ye yerleşmesinin başka hiçbir anlamı yoktur. KDP böylece Türk devletinin PKK ile KDP’yi doğrudan karşı karşıya getirme hesaplarına uygun bir adım atmıştır.

‘KDP’NİN KANDİL’E HAKİM ALANA YERLEŞMESİ KABUL EDİLEMEZ’

Biz, hiçbir Kürt siyasi hareketiyle çatışmak istemiyoruz. Kürt partiler arası çatışmanın son bulduğunu düşünüyorduk. Birçok olumsuz tutuma rağmen bu hassasiyetimizi koruyorduk. Ancak KDP’nin askeri güç getirip Kandil’in hakim bir alanına yerleştirmesi kesinlikle kabul edilemeyecek bir durumdur. Nitekim YNK de bu konuda rahatsızlıklarını göstermiştir. KDP, Wertê’ye askeri güç sokarak gerillaya buradan çıkın dayatması yapmış bulunmaktadır. Bunun Türk devletinin isteği olduğu açıktır. Aslında KDP, Wertê’ye yerleşerek gerillaya karşı savaş açmıştır. KDP peşrmergelerine Wertê’ye yerleşmelerinin doğru olmadığını söylemeye giden 3 gerillanın Türk savaş uçaklarının saldırısıyla hedeflenmeleri bunu göstermektedir.

‘ÇEKİLMELERİ KÜRT HALKININ YARARINA OLACAKTIR’

Atılan bu adımın doğru olmadığını, gerilim ve çatışmalara yol açabileceğini, makul açıklamalarla KDP’ye anlatmak istedik. Her gücün eski konumlarında kalması gerektiğini belirttik. Ancak bu sorumlu ve duyarlı yaklaşımımız dikkate alınmadığı gibi, 3 gerillanın şehadetine yol açılmıştır. KDP’nin Wertê’de kalmasının hiçbir Kürt çıkarına faydası yoktur. Sadece Kürt düşmanlarını sevindiren bir tutumda ısrar etmek olur. Bu açıdan tuttukları yerden çekilmeleri tüm Kürt halkının yararına olacaktır. Halkımız, Kürt kamuoyu ve tüm Kürt dostları KDP’den bunu beklemektedir.

‘KÜRT KURUMLARI BU DURUMU KABUL ETMEDİĞİNİ ORTAYA KOYMALI’

KDP’nin Kandil’i kuşatma ve Türk devletinin saldırıları ve tasfiye politikalarının parçası olacak biçimde Wertê’de kalmak istemesi tüm Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını ilgilendiren bir konudur. Artık bilinçli bir Kürt halkı ve Kürt kamuoyu bulunmaktadır. Tüm Kürt siyasi güçlerinin bu iradeyi dikkate almaları yurtsever ve demokratik tutumun gereği olmaktadır. Bu açıdan Kürt halkı, aydınları, sanatçıları ve bir bütün olarak Kürt kamuoyu gerilim ve çatışma yaratacak bu durumu kabul etmediğini ortaya koymalıdır. Bu tür durumlarda en iyi müdahale halkımızın ve Kürt kamuoyunun tutumu olmaktadır.

‘BU ADIM KÜRT DÜŞMANLARI DIŞINDA KİMSENİN ÇIKARINA DEĞİLDİR’

KDP açıkça Özgür Hareketimizin üzerine peşmergeleri sürmüştür. Bu adımın Türk devleti ve Kürt düşmanları dışında hiç kimsenin çıkarına olmadığı açıktır. KDP Kürt halkı açısından tarihi bir hata ve gaflet durumuna düşürülmektedir. Kürt Özgürlük Hareketini de kendi hatasının içine çekmek istemektedir. Bu açıdan Kürt halkının, dostlarının ve kamuoyunun tutumunu derhal ortaya koyması çok önemli olacaktır.

Kuşkusuz biz hala KDP’nin makul ve sağduyulu yaklaşımını beklemekteyiz. Şimdiye kadar da tutumumuz böyle olmuştur. Umarız bu gerilim olumlu bir durumla sonuçlanarak Kürt düşmanlarının sevineceği gelişmeler ortaya çıkarmaz. Yaşanan gerilla şehadetlerinin de gerilim ve çatışmaya değil de olumlu bir duruma vesile olması en büyük arzumuzdur.

Böyle bir sonuca ulaşmak için tüm Kürt siyasi güçlerinin, halkımızın, Kürt kamuoyunun ve dostlarımızın gereken rolü oynayacaklarına inanıyor, Maxmur’da ve Wertê’de şehit düşenlerin ailelerine ve tüm Kürt halkına baş sağlığı diliyoruz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir